8 Nis 2026 06:14

ABD’nin İran’ın şartlarını kabul etmesine ilişkin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi bildirisi

ABD’nin İran’ın şartlarını kabul etmesine ilişkin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi bildirisi

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Salı sabahı bir bildiri yayımlayarak İran İslam Cumhuriyeti’nin “tarihi zaferini” duyurdu.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Salı sabahı bir bildiri yayımlayarak İran İslam Cumhuriyeti’nin “tarihi zaferini” duyurdu. Bildirinin metni özetle şöyledir:

“Aziz İran halkına müjde! Savaşın hedeflerinin neredeyse tamamı gerçekleştirilmiştir.

İran’ın onurlu halkı bilmelidir ki; evlatlarının fedakârlıkları ve sahnedeki tarihi varlıkları sayesinde düşman bir aydan fazla süredir ateşkes için yalvarmaktadır.

Ancak ülke yetkilileri bu taleplerin tamamına olumsuz yanıt vermiştir. Çünkü daha en başından, savaşın hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğine karar verilmiştir. Bu hedefler arasında düşmanın pişmanlığa sürüklenmesi, çaresizliğe düşmesi ve ülkeye yönelik uzun vadeli tehdidin ortadan kaldırılması da bulunmaktadır.

Bu nedenle savaş bugüne kadar, yani kırkıncı güne kadar devam etmiştir.

İran, ABD başkanının belirlediği tüm süre sınırlarını defalarca reddetmiş ve düşmanın hiçbir tür ültimatomuna önem vermediğini açıkça vurgulamıştır.

Şimdi büyük İran milletine şu müjdeyi veriyoruz: Savaşın hedeflerinin neredeyse tamamı gerçekleştirilmiş, cesur evlatlarınız düşmanı tarihi bir çaresizlik ve kalıcı bir yenilgiyle karşı karşıya bırakmıştır.

İran’ın tarihi kararı; tüm milletin birleşik desteğiyle bu mücadeleyi gerektiği sürece sürdürmektir. Böylece elde edilen büyük kazanımlar sağlamlaştırılacak ve bölgede İran’ın gücünün, egemenliğinin ve Direniş Ekseni’nin kabulüne dayanan yeni güvenlik ve siyasi dengeler oluşturulacaktır.

Bu çerçevede, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in talimatı ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin onayı doğrultusunda; İran ve Direniş güçlerinin sahada üstünlüğü, düşmanın tüm iddialarına rağmen tehditlerini gerçekleştirememesi ve İran halkının haklı taleplerinin resmen kabul edilmesi göz önünde bulundurularak, ayrıntıları kesinleştirmek amacıyla İslamabad’da müzakereler yapılmasına karar verilmiştir.

Amaç, en geç 15 gün içinde sahada kazanılan zaferin ayrıntılarının siyasi müzakerelerde de kesinleşmesini sağlamaktır.

Bu doğrultuda İran, düşmanın tüm önerilerini reddederek 10 maddelik bir plan hazırlamış ve bunu Pakistan aracılığıyla ABD tarafına sunmuştur.

Bu planda İran şu temel hususları vurgulamıştır:

- Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrol edilmesi (bu durum İran’a benzersiz bir ekonomik ve jeopolitik konum kazandıracaktır),  

- Direniş Ekseni’nin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona ermesi (bu da çocuk katili İsrail rejiminin saldırganlığının tarihi bir yenilgisi anlamına gelecektir),  

- ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve mevzilerden çekilmesi,  

- İran’ın belirlenen protokol çerçevesinde Hürmüz Boğazı üzerindeki hâkimiyetini garanti altına alan güvenli geçiş düzenlemesinin oluşturulması,  

- İran’a verilen zararların tamamının hesaplamalara göre tazmin edilmesi,  

- Tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Yönetim Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması,  

- İran’a ait yurtdışındaki tüm bloke edilmiş varlıkların ve malların serbest bırakılması,  

- Ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması.

Bu kararın kabul edilmesi halinde, söz konusu anlaşmalar bağlayıcı uluslararası hukuk haline gelecek ve İran milleti için büyük bir diplomatik zafer oluşturacaktır.

Pakistan Başbakanı, tüm görünür tehditlerine rağmen ABD tarafının bu ilkeleri müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini ve İran milletinin iradesine boyun eğdiğini İran’a bildirmiştir.

Bunun üzerine en üst düzeyde alınan kararla İran’ın, bu ilkeler çerçevesinde ABD ile İslamabad’da iki hafta sürecek müzakerelere katılması kararlaştırılmıştır.

Bu durum savaşın sona erdiği anlamına gelmemektedir.

İran, savaşın sona ermesini ancak 10 maddelik planda belirtilen ilkelerin kabulüne dayalı olarak müzakerelerde ayrıntılar kesinleştirildiğinde kabul edecektir.

Müzakereler, 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacak ve ABD tarafına karşı tam bir güvensizlik temelinde yürütülecektir.

İran bu müzakereler için iki haftalık bir süre ayırmıştır. Tarafların mutabakatı halinde bu süre uzatılabilir.

Bu süreçte ulusal birliğin korunması ve zafer kutlamalarının güçlü şekilde sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.

Mevcut müzakereler ulusal müzakerelerdir ve savaş meydanındaki mücadelenin bir devamıdır.

Tüm halk, seçkinler ve siyasi gruplar; Lider’in ve sistemin en üst düzey kurumlarının denetimi altında yürütülen bu sürece güvenmeli ve desteklemeli, ayrıştırıcı söylemlerden kesinlikle kaçınmalıdır.

Eğer düşmanın savaş meydanındaki teslimiyeti müzakerelerde kesin bir siyasi kazanıma dönüşürse, bu büyük tarihi zaferi hep birlikte kutlayacağız.

Aksi takdirde İran milletinin tüm talepleri karşılanıncaya kadar savaş meydanında omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz.

Parmaklarımız tetikte. Düşman en küçük bir hata yaptığı anda tüm gücümüzle karşılık vereceğiz.”

News ID 1935802

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha